SIMPLE PRESENT TENSE (Geniş Zaman)

SIMPLE PRESENT TENSE (Geniş Zaman)

Bir dilin en basit zamanı “simple present tense” olabilir ama öğrenciler için bazen hiç de “simple” olmuyor. Mesela “I play football” dediğinde olay gayet net: Top var, sen varsın, futbol oynuyorsun. Ama sınıfta bir öğrenci illa çıkıp “Hocam, ‘He play football’ de olmaz mı?” diye sorar. İşte o “s” harfi bir anda sınıfın en değerli oyuncusu olur. “He plays football.” O “s” olmasa sanki maç iptal! Sonra soru kısmına geçiyoruz: “Do you like pizza?” diye soruyorsun. Öğrenci ise “Yes, I am” diye cevap veriyor. Kardeşim, pizzayı yemek mi istiyorsun, kendini pizzaya mı dönüştürüyorsun, belli değil. Do/does kurtarmaya geliyor ama iş işten geçmiş oluyor. Olumsuz kısımda ise ayrı bir dram var. “I don’t like cats” dediğinde kedi severler anında ayağa kalkıyor. Sınıfta küçük bir hayvan hakları mitingi başlıyor. “Ama hocam kediler çok tatlı!” Evet tatlı ama tense acımasız: Don’t varsa olay nettir. Sonuçta simple present tense aslında hayatın ta kendisi: Her gün yaptığın şeyleri, alışkanlıklarını, rutinlerini anlatır. Ama öğrenciler için o küçük “-s” harfi, “do/does” canavarı ve “don’t/doesn’t” labirentiyle tam bir mizah sahnesine dönüşür. Konu anlatımı için :https://lnkd.in/dPHcHBEb hashtag#English hashtag#GrammarHumor hashtag#SimplePresentTense hashtag#LearningEnglish hashtag#EnglishTeacher hashtag#funnyEnglish hashtag#keşfet hashtag#english hashtag#keşfetbeniöneçıkar hashtag#ingilizce hashtag#keşfetedüş hashtag#keşfet hashtag#keşfetedüş hashtag#education